top of page

Sanat Köşesi: Dünyevi Zevkler Bahçesi

  • Yazarın fotoğrafı: Eren Kaya
    Eren Kaya
  • 18 Tem 2024
  • 11 dakikada okunur

Öncelikle hepinize merhabalar ve sonralıkla, HOŞ GELDİNİİİİZ. Bugün sizlerle araştırması beni çok yoran ve muhtemelen okuyacağınız en uzun tabloyu konuşacağız.

Her bir parçasında, her bir santimetre karesinde farklı bir detay barındıran; araştırması sadece üç haftamı almış olan: Dünyevi Zevkler Bahçesi Hiyernimus Bosch tablomuz.

O halde mademki yoldayız, gelin biraz Dünyevi Zevkler Bahçesi tablosu hakkında konuşalım.

Şimdi ilk olarak bu tablo modernizmin başı kabul ediliyor. Ne alaka diyeceksiniz çünkü tablonun yapılış yılı 1490- 1510 yılları arasında ama şöyle bu tabloda o kadar fazla sembolik betimlemeler, gerçek dışılık var ki sanki modern sanatta olduğu gibi bize imgelerle bir şey anlatmaya çalışıyorlarmış gibi. Tamam bakınca Picasso tablosuna benzemiyor belki ama yıllar yıllar öncesinden modernizme atılmış ilk adım olarak kabul ediliyor kendisi.

Peki, önce bir tablomuzun özelliklerinden bahsedelim sonra birkaç genel kültür bilgisi vereyim ondan sonra her bir parçasını tek tek ele alalım. Az önce söylediğim gibi 1495-1510 yılları arasında yapılmış bir tablo bu. Ressamın kırklı ellili yaşlarına denk geliyor ve en popüler, en detaylı ve en canlı renkler kullandığı ustalık eseri kabul ediliyor. Başka hiçbir tablosunda ressam bu kadar detay kullanmıyor ,bu kadar renk kullanmıyor. Zaten iyi ki de kullanmıyor çünkü ben bir daha bir tabloya üç hafta verebileceğimi hiç zannetmiyorum :) Bu tablo kısaca ressamın yeteneğinin zirvesi kabul ediliyor efendim.

Bundan sonra tablonun yapı özelliklerine bakarsak: Aslında katlanan bir yapısı var. Bir orta panel, sağ kanat, sol kanat, bir de bunların üzerine kapanmasıyla oluşan kapak versiyonu var. Kapağın üzerinde bir sahne sağ panelde bir sahne orta panelde bir sahne sol panelde bir sahne var.

Şimdi bu panelleri yavaş yavaş açıklamam gerekirse, üstten anlatayım ondan sonra tek tek detaylandırırız. kapalı hâli dünyanın ilk yaratılış hâli. Dünya’nın yavaş yavaş yeşilliklerin üzerinde birikmeye başladığı işte yavaş yavaş suyun dünyayla buluştuğu dünyanın ilk yaratılış hâli. Kristal bir küreye benziyor yerküre şu aşamada. En soldaki panel cennet görünümü. Adem, Havva, Tanrı oradalar ve Tanrı Adem ve Havva’yı birbirleriyle eş ilan ediyor öyle bir sahne var. Orta panelde insanların ilk günah işlendikten sonra cennetten kovulup dünyaya atılması ve dünyada günahın iyice cılkını çıkarmaları anlatılıyor. en son panelimizde yani sol panelimizde de cehennem tasvir görülüyor. Bu noktada tablonun aslında dini, didaktik bir yönü olduğu için bazı kişiler diyor ki bunu bir kilise sipariş etmiştir ama bazı kişiler de içinde barındırdığı fantastiğe benzeyen ama fantastik olmayan sembolik ayrıntılar sebepli bunun laik bir tüccar tarafından sipariş edildiğini düşünüyor. Böyle iki tane görüş var elimizde.

Eğer birazcık da tablonun yapısal özelliklerine bakacak olursak normalde tablolar daha pürüzsüz yüzeyler üzerine çizilirken o dönemde, Kuzey Rönesansından bahsediyoruz, bu tablo çilekli böyle çileğin yüzeyi olur ya tırtık tırtık. onun gibi bir tırtıklı yüzeye çizilmiş, yüzey düz değil. Bu yüzden Hollanda'da “Çilekli Resim” olarak da biliniyor. Başka bir rivayete göre, cennet ve dünya tasviri demiştim ya ben size en sol kanat ve orta kanatta. Bu iki kanatta çok fazla çilek meyvesine yer verildiği için de çilekli resim olarak bilindiği söyleniyor. Bu konuda da iki tane rivayetimiz var. Peki Bosch neden düz bir yüzeye çizmek yerine daha pürüzlü bir yüzeyi tercih ediyor? Çünkü Bosch tabloya bir insan eli değmiş hissini azaltmaya çalışıyor ve böyle yaparak da o dönemin geleneksel resim anlayışına tam bir zıtlık oluşturuyor.

Bu tablo aynı zamanda yıllar yıllar öncesinden sanat özgürlüğüne atılmış bir adım olarak kabul ediliyor, hatta Kuzey Rönesansının sahip olduğu yeniliklerin çok ötesinde bir öngörüye sahip olduğu sanat eleştirmenleri tarafından da söyleniyor.

Bu tablo hakkında vereceğimiz üst detaylar yaklaşık olarak bu kadar. Gelin şimdi size parça parça tabloyu anlatayım. Söylediğim gibi bu okuyacağınız en uzun sanat köşesi yazısı olacak.

Buyurun kapalı haliyle başlayalım.

Kapaklar:

Öncelikle kapalı görünüm zaten az önce de anlattığım gibi tamamen dünyanın yaratılışını konu alıyor. Cam bir bilye gibi bir görüntü görüyorsunuz kapaklar kapatıldığı halinde. Dünyanın yaratılışı sırasında sağ üst köşede böyle bulanık bir karaltı gibi böyle sis buhar gibi bir şey görüyorsunuz, işte onun dünyaya yaratan tanrı olduğu düşünülüyor. Bu bölümün üst kısmında bir yazı var İncil’den alıntı. Mezmur 33:9’da diyor ki:

“O konuştu ve oldu. O emretti ve durdu.”

İncil’de geçen bu kısım tablonun üstüne yazılmış durumda. Bu ayet aynı zamanda kapakta dünyanın yaratılışının tasvir edilmeye çalışıldığına dair bir de kanıt oluşturuyor bize.

Dış kapak bittiğine göre gelin iç kapaklarla başlayalım. Önce iç kapaklar hakkında genel bir bilgi vereyim ben size. Birbirini kronolojik olarak takip ettiğini zaten söylemiştik. İnsanın cennette yaradılışı, cennetten kovulup dünyaya gelip günahın cılkını çıkarışı ve ardından cehennem görüntüleri şeklinde üç tane sahnemiz var.

Tablonun aslında hayatın cazibelerinin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteren didaktik bir yönü de var ama bir yandan da orta paneldeki aşırı yoğun sembolizm sebebiyle kaybedilmiş cennet görünümü olarak da yorumlanıyor. Yani bu şekilde yine iki tane yorumumuz var bu tablo hakkında kesin net bir yorumumuz yok bu kadar fazla sembolizm kullanılmasından mütevellit. Bir sanat tarihçisi başka diyor bir sanat tarihçisi başka diyor.

Buyurun şimdi iç kapakların ilki olan en sol panelle başlayalım.

Sol panel:

En sol panel iç kısmın ilk aşaması ve bahsettiğim gibi bu kısımda insanın cennete gönderilmesi, cennette yaratılışı var. Yerde uzanmakta olan Adem’i görüyoruz resme baktığımızda. Tanrı var ve Tanrı da elinde Havva’yı tutuyor. Havva’yı Adem’e takdim ediyor ve ikisinin arasındaki evliliği birlikteliği artık ne derseniz onu kutsuyor.

Eğer resme dikkatli bakarsak Tanrı’nın diğer Rönesans eserlerine göre çok daha genç gösterildiğini görürüz. mesela “Adem’in Yaratılışı” postuna dikkatli bakarsanız orada da anlatmıştım, Tanrı yaşlı, beyaz sakalları olan ama bir yandan da güçlü bir varlık olarak temsil edilmişti. Ama buradaki Tanrı figürüne baktığımızda Tanrı oldukça genç, yakışıklı bir beyefendi olarak tasvir edilmiş. Bu yüzden buradaki Tanrı görüntüsünün İsa'ya daha yakın olduğu söylenir. Burada aynı zamanda kapalı bir devre var, yine resme bakarsanız Adem’in ayaklarıyla Tanrı’nın ayaklarına dokunduğunu görüyorsunuz. Böylece Tanrı Adem ve Havva arasında bir kapalı bir devre oluşmuş oluyor ve Tanrı’nın ilahi gücü ilk peygamber Adem ve onun eşi Havva ve Tanrı arasında bir devinim şeklinde ilerliyor. Çok anlatamadım ama bence siz anlıyorsunuz :)

Birazcık daha Adem ve Havva figürlerine yaklaşmak istiyorum. Gözleri yere dönük halde kendini Adem’e sunan Havva’nın oldukça masum bir duruşu var ama Adem’e baktığımızda son derece şaşkın ve ilginç bir bakışa sahip. Bunun nedeni hem karşısında Tanrıyı görmesi hem de Havva ile birlikte olmak için duyduğu dürtü olarak açıklanıyor ki bu dürtü kısmını unutmayın birazdan çok işimize yarayacak.

Havva’nın arkasına birazcık göz atarsanız bir tane tavşan göreceksiniz, bu tavşan doğurganlığı simgelerken Adem’in arkasında da Ejderha Ağacı diye bir ağaç var. Bu ağaç ise sonsuz yaşamı temsil etmek için kullanılıyormuş.

Cennet görünümünün geri kalanı genel olarak taş, organik malzeme işte çim, çiçek, böcekten yapılmış bir manzara. Dönem Avrupalılarına oldukça yabancı pek çok hayvan da var. Mesela bunların arasında Bosch’un kafasından uydurduğu hayvanlar da var, örneğin kuş kanatlarına sahip balık ya da insan elleri olan kitap okuyan ördek. Bunlar gibi garip hayvanlar olmasının yanı sıra aynı zamanda Bosch’un seyahatnamelerde, seyahat kitaplarında okuduğu ilginç hayvanlar da var dönem Avrupalılarına çok yabancı olan. Mesela zebra gibi ne bileyim fil gibi zürafa gibi hayvanları da görüyoruz.

Eğer ön plana birazcık daha göz atarsak bu garip hayvanları saymıştık ya az önce, işte kuş kanatlarına sahip balık gibi. Onların da öndeki bir çukurdan çıktığını görüyoruz. Bu çukurdan aynı zamanda bazı kuşların da çıktığını görüyoruz, bu çukurun anlamı olarak da yine pek çok yorum var ama ben güvenilir kaynaklarında düzgün bir şey bulamadığım için eklemedim, oranın araştırmasını size bırakıyorum. Her şeyi ben yapamam birazcık da siz yardımcı olacaksınız :)

Devam edelim, en önemli noktalardan birine geldik: Hani ben az önce size demiştim ya Adem’in Havva’ya istekle baktığını unutmayın diye, o noktaya geliyoruz şimdi. Bazı eleştirmenlere göre cennet o ilk yaratıldığı masum günahsız yerden uzaktadır çünkü ilk günah aslında Adem’in ve Havva’nın o elmayı yemesi değildir. İlk günah aslında Adem’in Havva’ya karşı o çekimi hissetmesidir. Bu ikisi ilk başta sadece çocuğa sahip olmak için cinsel birliktelik yaşarken sonradan bunun zevkine varıyorlar ve sırf zevkine cinsel birliktelik yaşamaya başlıyorlar. Yani ilk günah aslında yasak meyvenin yenmesi değil Adem ve Havva'nın zevk için cinsel birliktelik yaşaması bazı eleştirmenlere göre. Bu da aynı zamanda İncil’deki insanın günahkar olarak yaratıldığı, yaratılmış bütün varlıklar içerisinde günahkar olacak iradenin verilerek lanetlendiği inancını da destekler şekilde kullanılmıştır çünkü ademin daha ilk günah işlenmemişken bile Havva’ya bir cinsel dürtüyle bakması bunu bize gösteriyor. Az önce dedim ya ilk günah aslında meyvenin yenmesi değil Adem ve Havva’nın zevk için birlikte olmasıdır diye, bazı eleştirmenlere göre ise Adem ve Havva’nın zevk için birlikte olması ilk günah işlendikten yani yasak meyve yendikten sonradır. Bu konuda yine bir fikir birliği yok. Bu bahsettiğim olaya yani bu ilk günah meselesi olayına gönderme olarak da arkada ağacı dolanmış bir yılan resmin orta kısmında arkalara doğru gözüküyor.

Şimdi orta panele gelelim ama gelmeden önce küçük bir ekstra bilgi vereyim. Dönem Avrupalılarına göre bütün günahların temeli cinselliktir. cinsellik hani biz deriz ya kumar günahların babasıdır alkol günahların babasıdır diye. Onlarda da öyle bir şey var. Onlara göre cinsellik bütün günahların babası. O yüzden bu kısıma geçtiğimizde bütün günahların başı olan cinsellik çok uç bir boyutta. Neyse ben çok şey yapmayayım gelin size orta paneli anlatayım:

Orta Panel:

Şimdi, bizim resmimizin adı neydi? “Dünyevi Zevkler Bahçesi“ İngilizce adıyla “The Garden of the Earthly Delights” orijinal Hollandaca adıyla “Tuin der Lustern”

Peki bu dünyevi zevkler bahçesi nerede? Orta panelde. Orta paneldeki bahçe ve gördüğünüz, kimilerine göre korkunç, manzara dünyevi zevkler bahçesini temsil ediyor. Yani tablonun adı orta panelden geliyor.

Yani orta panelin tek özelliği bu mu? Tabii ki değil, tövbe. Sol kanat ile aynı ufuk çizgisini paylaşıyor bu panel, aynı şekilde sol kanat ile benzer kısımlara konulmuş iki tane de çeşme barındırıyor. Havuz, çeşme ne derseniz artık. Bu sayede sol tarafla olan birlikteliğini mi koruyor diyeyim, sol tarafla olan bağlantısını mı koruyor diyeyim, siz anladınız benim ne demek istediğimi. Manzara soldaki gibi cennet görünümü değil ama bazı eleştirmenlere göre tam bir dünya görünümü de değil. İkisi arasında sıkışmış bir şey, bazı eleştirmenlere göre ise insanların dinden uzaklaştığı artık her şeyin uçtuğu bir dünya görünümü. Çok sayıda kadın, erkek ve hayvan figürü görüyoruz. Aynı zamanda meyve türleri vesaire de görüyoruz yine. İşte bu hayvanlar bitkiler vesairenin bir kısmı gerçek. Yine dönem Avrupalarına yabancı. Bu çizimlerin bir kısmı Bosch’un seyahat ansiklopedilerinde okuduğu cinsten bitkiler ve hayvanlar, kimileri ise tamamen ressamın hayal gücünden oluşma.

Bunların arasında insanlar; çiftler, gruplar hâlinde; akrobatik hareketler eşliğinde, içlerindeki bütün şehveti ve cinsellik açılığını hiç çekinmeden sergilemekte. Orta panelde ve resmin tamamında giyinik tek bir figür var, ona da birazdan geleceğiz ama gördüğünüz üzere üzerinde bir parça kıyafeti olan neredeyse hiçbir figür yok. Az önce bahsettiğim bir tane hariç, ona geliyoruz. İnsanların bu inanılmaz şehvetli hareketleri çoğu yorumcu tarafından bir ergenin cinsel merakına da benzetiliyor eklemiş olalım. Bunun dışında panelin pek çok kısmında siyahi, beyaz derili, kahverengi tüylerle kaplı olan insanlar bir arada yer alıyorlar. Bunun da sembolik anlamının ilkel insanlığa işaret ettiği ya da uygarlığa bir alternatif sunduğu düşünülüyor, dediğimden şu an hiçbir şey anlamadınız doğrusu ben de anlamadım. Yani demek istediğim siyahi, beyaz ve neandertal diyebileceğimiz artık vücudu tüylerle kaplı yarı babun insanların bir arada bulunmasının ilkel dönemlere işaret ettiğini de söylüyorlar.

Şimdi ben az önce ne dedim? Bu koca resimde, dört tane kanatta bir tane giyinik figür var dedim değil mi? O figüre geliyoruz. Eğer resim önünüzdeyse sağ alt köşeyi birazcık büyütün, resimdeki tek giyinik figürü göreceksiniz. Bu adam boğazına kadar kapalı giyinmiş ve diğer figürlerin aksine, açık renkli değil koyu kahverengi saçlara gözlere vesaire sahip ve diğerleri gibi ideal insan yüzüne sahip değil. Muğlak çizilmiş bir yüzü var bu adamın. Hemen önünde yere dirseğini koymuş elinde elma tutan tüylü bir kadın var. Adamımız da bu kadını işaret ediyor. Ağzı kapatılmış halde bir şey söyleyecekmiş de zorla susturulmuş gibi duran bu kadın figürü ve giynik adam figürünün Adem ve Havva olduğu düşünülüyor. Birazcık da arka planlara bakarsak panelin arka ve ön planındaki havuzlarda çıplak karmaşık ve garip hallerde yer alırken, ortadaki yuvarlak havuzda kadınlar ve çevrelerinde bazı figürler sergileyerek dönen bir erkek grubu görüyoruz. Bu bölüm içinde bir de sol üstte kahverengi atı üzerinde takla atan bir adam havuzdaki kadınların dikkatini çekmek istiyor gibi hareketler yapıyor. O dönem bile şaklabanlık yapmak kızların dikkatini çekiyor beyler biz yine arada kaynadık :,)

Devam edelim, bu görselle de yani bu at üzerinde şaklabanlık yapan adama kadınların bakmasıyla da kadınlar ve erkekler arasındaki çekim gücü vurgulanıyor. Bazı sanat tarihçilerine göre orta panel yakın çöküş öncesi geçici bir eğlendirici dönemi sergiliyor. Orta panelin başında demiştim ya kimileri diyor ki bu kısım ne cennet ne dünya arada bir şey, kimileri de diyor ki cehennemden, kıyametten hemen önce insanların iyice sıyırdığı bir dönemi gösteriyor; yani tuhaf eğlenceler ve abartılı cinsellik içinde kaybolmuş bu figürlerin kendilerini bekleyen cehennemden habersiz biçimde günah işlemeleri aslında bu panelin genel konusu. Bu panelde çocuk ya da yaşlı bulunmuyor, bunun amacı da sonu ve amacı olmayan bir yaşam temsil etmesi. Yani insanların gençliklerinde yaşamın sonu olmayacakmış gibi düşünmelerine bir gönderme aslında. Böyle diyince daha anlaşılır oldu mu emin değilim ama olmuştur umarım.

Orta panel insanlığın cennetten kovulmasından sonra yine günahlara devam etmesini de temsil ediyor aslında bir noktada. Cennetten kovuldunuz ona rağmen akıllanmadınız diyor Bosch burada bize. Adam geçirdikçe geçiriyor…

Sağ Panel:

Sağ panele geçersek, sağ panel inanılmaz detaylı ve diğer iki panele göre görsel olarak inanılmaz ayrışmış bir panel. Sol ve orta panellerde yine böyle bir bahçe görünüm var, aynı ufuk çizgisini paylaşıyorlar, havuzların konum benzer vesaire bir biçimde bağlantıları var ama sağ panele geçtiğimizde renk tonları tamamen farklı. Sanki o kanadı almışlar başka bir tablodan kesip oraya yapıştırmışlar gibi duruyor. Bu panel neydi? Cehennemdi. Hatırlatmamı yaptığıma göre devam edelim bakalım neymiş cehennem?

Bu panelde diğer panellerden çok daha fazla absürt görüntü var. Mesela biz önceki panellerde absürt görüntü olarak ne demiştik, işte elleri olan kitap okuyan ördek gibi gibi garip görüntüler orada da vardı. Ya da insanların tuhaf görüntüleri. Ama burada bir Harry Potter kitabı okuyormuşsunuzcasına çok fazla fantastik görüntü var, çok fazla figür var; anlatabildiklerimin hepsini anlatacağım. Bu panelde ressamın hayal gücü zaten doruk noktada, her yerden bir detay çıkıyor ama öncelikle geri plana bakalım: Geri planda kurak topraklar, kara sular, kan rengi dereler, cehennem panoraması vesaire var. Dünyanın zevkine kapılan insanların çektikleri acıları görüyoruz biz aslında. Bu panelde şaşırmayacağınız üzere diğer iki paneldeki o doğal güzellikler, yeşillikler, çeşmeler falan yok. Tamamen kuru toprak, siyah siyah akan nehirler (ki bunların kan nehirleri olduğu da söyleniyor) bulunmakta. Anlayacağınız bir cehennem görünümü, her yerde alevler vesaire bulunmkta. Bir gece görünümü betimlemesi de var aslında diğer panellerdeki gündüz görünümüne zıtlık oluşturması açısından.

Yanan şehirler, işkence odaları, savaş, zebaniler, insan yiyen yaratıklar gibi çok nahoş ve çok böyle fantastiğe kaçacak görüntüler de var buada. Diğer pencerelerde çıplaklık ve seksi özgürce sergileyen insanlar şimdi utanıyorlar ve göğüslerini ve cinsel bölgelerini örtüyorlar. Dikkatli bakarsanız arka planda yanan alevler içinde bir dağ görünüm var ki bunun o dönem patlayan bir yanardağ olduğunu söyleyenler de var, ama böyle bir şey var mı emin değilim, güvenilir bir kaynaktan değil bu bilgi. Sadece okuduğumu belirtiyorum, eğer ilgiizi çeker de bir şeyler bulusanız yorumlada buluşalım. Bir savaş görünümü de var aslında; kalabalık bir ordu, işkenceciler var. bir köprüyü geçmekte ve çeşitli yerlerde insanlara saldırıp yakıp yıkmakta bu işkenceciler.

Birazcık da panelin orta kısımlarına gelirsek, bir alev çukuruna itilen ve yanan insanlar görüyoruz ya da uzuvları kaynar kazanların içine sokulan insanlar görebiliyoruz. Ön planda daha ilginç figürler bulunmakta ve çok fazla farklı çeşitlerde işkence görüntüleri görüyoruz efendim. Mesela müzisyenlerin cezalandırıldığı bir nokta var; bu noktada bazı müzisyenler bir arpa ve bir lauta çarmıha gelinmiş gibi asılmış durumdalar, bazı figürlerin kalçalarında yazılmış notalara bakarak şarkı söyleyen bir koro grubu da müziğin ve eğlencenin günahkarlığını vurguluyor. Öteki kalabalıklar arasından seçilen tavla zarı, iskambil kağıtları gibi nesnelerin de kumara dair günahların cezasının bir temsili olduğu düşünülüyor. Bu kısım odak noktasındaysa kırılmış yumurta kabuğunu andıran bir gövdesi ve yaşlı ağaçlardan oluşan bacakları ile bir Ağaç Adam var. Bu adamın suratını birazcık büyütürseniz adamın kafası üzerinde taşıdığı disk üzerinde iç organları çağrıştıran bir tulum görünüyor, cellat görünümlü gri bir figürün merdiven dayayarak çıktığı gövdesinde meyhane gibi bir yerde oturup içip eğlenen insanlar bulunmakta. Ağaç Adam’ın yüzü tamamen efkar ve pişmanlık dolu, bu yüzün kimileri hayal ürünü olduğunu söylüyor kimileri de çizer Bosch’un kendi yüzü olduğunu söylüyo, bu konuda yine bir fikir birliği yok. Ön planda birazcık daha sağa doğru bakarsak kuş kafalı bir yaratık bir yandan insanlarla besleniyor yani bir kuşun solucanları ağzına atması gibi insanları yiyor bir yandan da oturduğu tahtın alt kısmında insanları şeffaf baloncuklar içinde aşağıdaki bir çukura doğru boşaltıyor. Kafasındaki ters dönmüş kazanı bir taç gibi taşıyan bu figüre Cehennemin Prensi deniyor. Tabloda gurur duygusu prensin tahtının altında uzanan bir kadının bir zebaninin kalçasındaki aynadan kendini görmesiyle temsil ediliyor, öfkeyse ağaç adamın sağında kurtlar tarafından yenen, bayağı mideye indirilen, bir şövalye kendini gösteriyor. Tembellik prensin sağında, yatağında yatarken şeytan tarafından ziyaret edilen bir adamla temsil ediliyor. Sahtekarlık ise ön planda bir tavşan tarafından yönlendirilen işkenceci bir grupla temsil ediliyor, yani anlatmaya çalıştığımız şey burada bütün büyük günahlar tek tek cezalandırılıyor. Hristiyanlıktaki büyük günahları bilirsiniz işte tembellik kibir sahtekarlık vesaire vesaire…

Bendeniz bu tabloyu bu kadar anlatabildim, benim bulabildiğim detaylar bu kadar ama siz araştırırsanız eminim çok daha fazlasını bulursunuz. Çok uzun bir yazdı oldu şimdiden ve ben de daha fazla detayla sizi sıkmayayım. Neyse efenim; umarım beğenmişsinizdir, umarım hoşunuza gitmiştir ve umarım sanat köşesinden keyif ve fayda alıyorsunuzdur. bugünlük bu yazı bu kadar (Evet birazcık bıktım yazarken. Muhtemelen siz de okurken bi noktadan sonra yorulmuşsunuzdur.) Sonraki yazılarda görüşmek dileğiyle efendim, hoşça kalın.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
To Do List Nasıl Efektif Kullanılır

Hoşş gell dinnn! Bu yazıda seninle to do listler hakkında konuşacağız. Öncelikle, to do list nedir? Türkçe’ye çevirirsek yapılacaklar...

 
 
 
30 Günlük Özgüven Planı Part 2

Hoş gell diiin tek rarrrr dan! Umarın geçen haftanın yazısını sevmiş ve bu yazının ilk bölümünü başarıyla tamamlamışsındır. Eğer haberim...

 
 
 

Yorumlar


  • Instagram
  • Instagram

©2022, Eren Kaya tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page