top of page

Sanat Köşesi: Çocuklarını Yiyen Satürn

  • Yazarın fotoğrafı: Eren Kaya
    Eren Kaya
  • 15 Tem 2024
  • 3 dakikada okunur

Hoşş gell din. Bu hafta sanat köşesinde vahşet dolu bir tablom var. Bilenler bilir bundan önce yaptığım Korkunç İvan Oğlunu Öldürüyor tablosunun yazısı ve araştırması psikolojik olarak beni o kadar zorlamıştı ki yazıyı gecikmeli atmakla kalmamış neredeyse yazının her satırında yazım sürecinin en azından kendi adıma ne kadar zahmetli olduğundan bahsetmiştim. Bu kadar zorlanmama rağmen neden doymuyorum vahşet içerikli tablolara bilinmez lâkin bugünün tablosunda Korkunç İvan kadar zorlanmadığım bir gerçek. Madem öyle o vakit gel bakalım kimmiş Satürn ne derdi varmış çocuklarıyla:

İspanyol ressam Fransisco de Goya tarafından 1819-1823 yıllarında yaptığı eserin orijinal adı “Saturno Devorando a Un Hijo”. O zaman gel önce çiziliş hikayesine bakalım.

Goya klasiklerin sonuncusu modernleri başlangıcı olarak tanınan ve eserleri ölümünden sonra Manet, Picasso ve Francis Bacon gibi önemli şahsiyetleri etkilemiş İspanyol bir sanatçı. İspanyol ressam yaşadığı kaos dolu hayattan sıkılarak Madrid yakınlarında kırda bir ev alır. Bu evi almadan önce 2 ciddi hastalık geçirmiş olan ve bu hastalıklar sonucu duyma yetisini kaybeden Goya’nın aldığı evin ilk sahibi de sağır olduğundan bu ev Quinto del Sordo yani sağırın evi olarak anılmaya başlanır. Bu evi alan Goya evin duvarlarına dekorasyon amacıyla çizimler yapmaya başlar ve 1819-23 aralığını tamamen bu işe ayırır. O dönemlerde hem ağır hastalıklar atlatmış hem duyma yetisini kaybetmiş hem de oldukça yaşlanmış olan Goya zaten melankolik ve ölüme yakın bir ruh halindedir. Başta bu duvar resimlerini daha neşeli resimler olarak yapsa da tüm bunların üstüne bir de patlak veren İspanyadaki iç çatışmalarla eski resimleri boyayarak üzerlerine çok daha karanlık ve vahşet içerikli resimler yapmaya başlayan ressamın bu eserleri onun karanlık ruh halini bize çok iyi yansıtır. Tamamen kendi zevki için yaptığı ve halka teşhirini düşünmediği bu duvar resimleri (ki 14 tanedirler) tüm bu yaşananların etkisiyle, şiddet ölüm ve vahşet ağırlıklı temaları sebebiyle günümüzde “Kara Resimler” olarak bilinirler ve bizim tablomuz da bu kara resimlerden yemek odasına çizilmiş olan 6 resimden biridir.

Bu resimler ne Goya tarafından adlandırılmış ne de tuvale geçirilmiştir. Ressamın ölümünden sonra tuvale geçirilen 14 eser sahipleri tarafından yine ressamın ölümü sonrası isimlendirilmiştir.

Bu kadar giriş yeterli olduysa dilersen gel bir de bakalım kendi tablomuza

 

Önce tablonun esinlenildiği mite bakalım. Mite göre Satürn babası Caelus’u tahttan indirip öldürerek tanrıların hükümdarı olur. Eğer Satürn adı yabancı geldiyse muhtemelen daha aşina gelecek olan Kronosu vereyim size. Çünkü Latin Mitolojisindeki Satürn aslında Roma Mitolojisindeki Kronos. Neyse efendim sonra gel zaman git zaman Satürn mutlu mutlu yaşarken kulağına çocuklarından birinin de onu öldürerek tanrıların hükümdarı olacağına dair bir kehanet gelir. Bunun üzerine güç ve iktidar hırsından gözü dönen Satürn bütün çocuklarını diri diri yiyerek kehanete engel olmaya çalışır. Ancak karısı Ops Satürne 6. Oğlu olan bebeği Jüpiter yerine kundağa sarılmış bir taş verir ve gözü dönmüş olan Satürn hırsından bir taşı yediğini bile fark edemez. Sonradan Jüpter büyür ve kehanet gerçekleşir. Babasını tahttan indirerek tanrıların yeni hükümdarı olur. Bilin bakalım Jüpiter Roma Mitolojisinde kim? Evvet doğru tahmin. Tabii ki Zeus.

Tablomuz da tam olarak bunu anlatıyor. Satürnün daha yeni doğmuş olan çocuklarından birini kavradığını ve canlı canlı yediğini gördüğümüz sahnede Satürn aynı addaki Rubens tablosuna göre bir tanrıdan çok bir canavara yakın resmedilmiş durumda. Beyazlamış saçlarıyla yaşlılığı görünen satürnün çocuklarını bu kadar hırsla öldürmesinin bir diğer nedeninin de ondan yavaşça giderek oğullarına gelen gençlik, güç, kuvvet giibi şeyleri kıskanmasının verdiği hırs olduğu söylenir.

Rubens demişken değinelim. Paul Rubens’in de aynı konuyu işleyen Satürn adlı bir eseri var. Biraz karşılaştırma yaparsak:

İki resim de aynı konuyu işlemesine rağmen Goyanınki çook daha karanlık bir resim. Bu karanlık temasına rağmen parlak renklerle ortaya çıkan yerleri ise Satürn’ün oğlu, onu kavrayan parmaklar ve kan.

 Rubens Satürn’ü yaşlı bir adam olarak tasvir etmişken Goya karanlıklar içerisinden çıkmış, öldürme arzusunu dizginleyemeyen, çıplak, uzun saçlı, histerik bir yaratık olarak betimlemiştir.

Tablonun en belirgin iki temasından ilki, delilik: Çıldırmış durumda, gözleri fal taşı gibi açık olan Satürn. Oğlundan bir parça daha almak için ağzını açmış, sabırsızlanıyor. Tablonun boyalarının en parlak olduğu yer belki de Satürn’ün gözlerinin beyazı.

İkinci tema ise kıskançlık: Edebiyatta Sanatta ve Popüler Kültürde Kıskançlık adlı kitaba göre Satürn’ün çocuklarındaki gençliği ve gücü kıskandığı için bu kadar hırslı olduğunu söylemiştik. Tablo bu temasıyla kitaplara bile konu olmuş durumda.

Tabloyu daha korkunç yapan detaylardan biri ise Goya’nın bu tabloyu yemek odasına çizmiş olması. Sanatçının ölümnden sonra tuvale aktarılan bu eser duvardaki hâliyle bundan bile korkunç.

Kimi yorumculara göre 7. Fernando önderliğindeki baskıcı İspanyol devletini sembolize eden tablo yönetimdekilerin güce tapmasını ve gücü elde edebilmek için korkunç şeyler yapmasını anlatır.

Hakkında pek çok yorum olan bu tabloyu dilerseniz İspanyadaki Prado Müzesinde görebilirsiniz.

Umarım beğenmişsinizdir dostlar. Ben Eren Kaya ve sonraki yazıda görüşmek dileğiyle efenim. Seviliyorsunuz.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
To Do List Nasıl Efektif Kullanılır

Hoşş gell dinnn! Bu yazıda seninle to do listler hakkında konuşacağız. Öncelikle, to do list nedir? Türkçe’ye çevirirsek yapılacaklar...

 
 
 
30 Günlük Özgüven Planı Part 2

Hoş gell diiin tek rarrrr dan! Umarın geçen haftanın yazısını sevmiş ve bu yazının ilk bölümünü başarıyla tamamlamışsındır. Eğer haberim...

 
 
 

Yorumlar


  • Instagram
  • Instagram

©2022, Eren Kaya tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page