Sanat Köşesi: Venüs'ün Doğuşu
- Eren Kaya

- 18 Oca 2024
- 2 dakikada okunur
Hepinize yeniden merhaalar canlar, dostlar, romalılar. Bugün muhtemelen hayatınızda bir defa olsun gördüğünüz ama mitolojiyle ilgili değilseniz hiç bir şey anlamadığınız bir tablodan konuşacağız: Venüs’ün Doğuşu (The Birtht of the Venus). Gelin başlayalım.
1486 Yılında Boticelli tarafından yapılan eser bir rönesans eseri ve en büyük ilhamı da Polizano’nun venüsün doğumunu anlattığı şiir. Bu şiir aslen Afrodit için yazılmış eski bir yunan ilahisinden alıntı. Peki Venüs ve Afrodit ne mi alaka? Venüs afroditin latin mitolojisindeki adı arkadaşlar. Bu bilgiyi unutmayın lazım olacak.
Eser aslen o dönemin ana amacı olan hristiyanlık ve pagan inini sentezleme amacına hizmet ediyor. Unutmayın, Venüs yani Afrodit aşk ve güzellik tanrıçası. Bu eser de diyor ki: Hristiyanlık da Venüs de dünyaya güzellik getirdi ve hristiyanlığı da Venüs’ü de takip edenler kutsallığın peşinden gitti. Yani anlayacağınız eserin bir noktada dini bir amacı da var ve bu amaçla da uyumlu olarak her yerde altın ışık huzmeleri görülebilir. Bitkilere, kıyafetlere, deniz kabuğunun yüzeyine bakarsanız zaten yansıyan ışığı göreceksiniz. Şimdi gelin gelelim tablonun hikayesine.
Zeusun da babası olan zaman tanrsı Kronos tanrıların tek hakimi olmak ister ve babasına saldırarak onun cinsel organını kesip Akdeniz’e fırlatır. Bu düşen uzvun yarattığı köpüklerden de Afrodit dünyaya gelir. Afrodit bir deniz kabuğu içinde arkasında Chloris ve Batı rüzgarı tanrısı Zepya ile Zepyanın yarattığı rüzgar yerdımıyla yolculuk eder ve Kıbrıs bölgesine ulaşır. Eserde de tam Venüs’ün karaya adım atacağı an resmedilmiştir.
Zepya deniz kabuğunun ardında rüzgar oluşturmaktadır, Chloris ise Zepya’ya sarılmış haldedir. Deniz kabuğu hareket ettikçe venüsün sembolü sayılan güller havada uçuşur. Venüsün resimdeki duruşu heykel sanatında “Mütevazı Venüs” adıyla bilinir ve sıkça kullanılır (Sanat köşesinde bunları da işleyeceğiz, endişelenmeyin.) Venüs elleriyle göğüslerini ve saçlarıyla da cinsel organını kapatmış haldedir.
Latin mitolojisinde mevsim tanrıçaları Horailerdir. (Daha detaylı bilgi için bkz. Bahar Allegorisi-Boticelli) Resimde sağ tarafta karada elinde venüsü giydirmek için tuttuğu kumaşlarla bekleyen ise İlkbahar Horai’sidir. Horai’nin kıyafeti temsil ettiği mevsimle uyumuş olacak şekilde çiçeklerle bezelidir. Belindeki gülden kemer ve boynundaki çelenk de Venüs’ü temsilendir.
Venüs’ün anatomik olarak mümkün olamayacak olan duruşu, yumuşak vücut hatları, tanrıların birbirlerine tuhaf sarılma şekli sanatçının kendi imzasının yansımalarını oluşturur.
Şu anda Floransa’daki Uffizi galerisinde sergilenmektedir bu eserimiz de.
Bir yazının daha sonundayız dostlar, sonraki yazıda görüşmek dileğiyle
Ben Eren Kaya ve tekrar görüşene dek, sanatla kalınız efenim.
Yorumlar