Sanat Köşesi: Vitruvius Adamı
- Eren Kaya

- 4 Oca 2024
- 3 dakikada okunur
Yeniden, yine, buraya hoş geldiniz!! bugün sanat köşesindeyiz, haftanın sevdiğimiz günlerinden birindeyiz ve bugün sanat köşesinin konusu yine Leonardo da Vinci’den -ki Leonardo çok severim bilirsiniz- Vitruvius Adamı.
1487 yapımı bu eserimiz. Zaten fotoğrafını görüyorsunuz üç aşağı beş yukarı görmüşsündür, hatırlamışsındır. Şimdi ne bu Vitruvius Adamı? Önce onunla başlayalım. Öncelikle bu çizim Leonardo da Vinci’ye ait ama bir tablo değil. Günlüklerinden birinde aldığı notların arasına yaptığı bir çizim tamam mıdır? Peki, Vitruvius Adamı dedik de, Vitruvius ismi nereden geliyor? Roma imparatorluğunda yaşamış Marcus Vitruvius adlı bir düşünürden geliyooor. Buraya kadar güzel.
Peki bu Vitruvius Adamı’nın hikayesi ne? Buyur gel başlayalım. Şimdi Leonardo da Vinci 1480’in sonlarına doğru anatomi alanında kayda değer çalışmalara başlıyor, baya ilgisi artıyor. Hatta 1889’da insan figürü üzerine adlı bir kitap bile planlıyor. Bunların arasında 1487 yılında insan beden oranlarını incelerken ünlü düşünür Marcus Vitruvius dedik ya, o adamın oran orantıyla ilgili bir sürü çalışması var. Bu roma döneminde yaşamış Marcus abimiz 3 ciltlik bir kitap yazıyor ve bu kitaplardan birinde insan vücudunun bütün ayrıntılı ölçümleri var, hem de her detayıyla. Kitabın adı ise “De Artitectura”. Ve Vitruvius abimiz diyor ki: Eğer bir insan kolları ve bacakları açık bir halde duracak olursa bu insanı bir kare ve bir daire içine yerleştirebiliriz. Ve aynı zamanda da diyor ki, insan bedeninin orta noktası göbeği olmalıdır.
Leonardo da Vinci de hazır insan vücudu hakkında ölçümler yapıyorken Vitruvius’un hipotezlerini de test ediyor. insan vücudunun detaylı ölçümlerini alıyor, bunları günlüğüne geçiriyor ve bu adamı o oranlara uygun olarak çizip Vitruvius Adamını bir daire ve karenin içine yerleştirmeyi deniyor. Sonuç? Tam Vitruvius’un dediği gibi adam yerleşiyor.
Bu eser şu anda Venedik’te “Galeria del Alchemia’da” sergileniyor. Ve rönesansta yapılan bir sanat ve bilim eseri kabul ediliyor. Yani bu sadece basit bir tablo değil aynı zamanda anatomi bilimi için öncü sayılabilecek bir kaynak Vitruvius Adamı. Aynı zamanda Leonardo da Vinci diyor ki insan vücudu evrenin minik bir kopyasıdır. Yani insan vücudu evrenin bir analojisidir diyor. Bu sebeple insan vücuduna çok ilgili zaten. Çünkü insan vücudunun işleyişini anlarsa evrenin işleyişini de anlayabileceğine inanıyor. Tabii Leonardo günlüğün o sayfasına çizimi yapmışken yanlarına da notlar alıyor. İşte Leonardo’nun günlüğüne aldığı kendi notları
Bir kişinin kolları açıkken bir elin orta parmağının ucundan diğer elin orta parmağının ucuna kadar olan mesafe kişinin boyuna eşittir.
Saç köklerinden çene dibine kadar olan mesafe insan boyunun onda biri kadar, çene dibinden başın tepesine kadar olan mesafe ise insan boyunun sekizde biri kadardır.
Göğsün tepesinden başın tepesine kadar olan mesafe insan boyunun altıda biri kadardır.
Göğüs üst kısmından saç köklerine kadar olan mesafe insan boyunun yedide biri, meme uçlarından başın tepesine kadar olan mesafe ise insan boyunun dörtte biri kadardır. Omuzlar arasındaki en geniş mesafe insan boyunun dörtte birini kapsar. Dirsekten el ucuna kadar olan mesafe insan boyunun beşte biri, dirsek ile koltuk altı açısı arasındaki mesafe ise insan boyunun sekizde biri kadardır. Elin tamamı insan boyunun onda biri kadardır. Üreme organlarının başlangıç noktası tüm vücudumuzun orta noktasıdır. Ayağın uzunluğu insan uzunluğunun yedide biri kadardır. Ayak tabanı ile diz kapağı arası mesafe insan vücudunun dörtte biri kadardır. Çene altı ile burun, kıl kökleri, kaşlar ve kulak arasındaki bölge yüzün üçte biri kadardır
Yani senin de görebileceğin üzere Da Vinci burada çok detaylı çalışıyor. insan vücudunun pek çok pozisyonda ölçülerini alıyor, sadece ayakta değil. Ama işin ilginç kısmı bunu sadece canlı insanlar üzerinde de yapmıyor. Yeni defnedilmiş cesetleri cesetler bozulmadan mezarından çıkartıp üzerlerinde ölçümler yapıyor, içini açıp organlarını inceliyor. Çünkü dediğimiz gibi insan vücudunun işleyişinin evrenin işleyişinin küçültülmüş hali olduğuna inanıyor.
Leonardo bunca çalışmayı yapıyor ve her ölçümünün sonunda tek bir oran buluyor. Sonra diyor ki bu oranı bir de hayvanlar ve bitkiler üzerinde test edelim. Ve evet diyor, bütün dünya tek bir oranda yaratılmıştır. Bu sanatta da çokça kullanılan ve sizin de adına muhtemelen aşina olduğunuz, hiç değilse 1,2 kere duyduğunuz “altın oran”. Altın oran kaç peki? Altın oran: 1.6180339
Peki uğruna bu kadar çalışıp ölçüp biçip planladığı kitaba ne oluyor? O kitabı hiç bir zaman yayımlayamıyor.
Artık biri gelip size Vitruvius Adamı derse, en azından söyleyecek bir iki kelimeniz var; konuşulanları anlayacak kadar bir şeyler biliyorsunuz. Her zamanki gibi konumuzu olabildiğince özet, hap bilgi şeklinde anlatmaya çalıştım. Umarım sevmişsinizdir.
Bendeniz Eren Kaya, ve bir sonraki yazıda görüşmek üzere efenim. Hoşça kalınız.
Yorumlar